Yaşam koçu Astar Mokor, çıraklık eğitimini iki bölüme ayırıyorum. Buz dağının görünen kısmı ve görünmeyen kısmı. Buradan size anlattıklarım görünen kısım. Bir de bilinçaltına işlenen görünmeyen kısım var. Ben ikisinden de bi bok anlamıyorum. Yine de anlatmaya devam ediyorum, çünkü biliyorum ki bu anlaşılmaz noktalar ilerde bir yerde birleşip harika bir resim çıkaracak ortaya…
(Bir görev için sabah Astar Mokor’un yanına gittim.)
Miço-
Hocam, kampta beni boşu boşuna domuz yaptınız . Hiç gerek yoktu. Yaşam koçluğunun da etik kuralları varmış, hatta Hipokrat gibi bir yemini varmış. Araştırdım. Bu yeminde müşterilere o gözle bakılmayacağı ve ilişkiye girilmeyeceğine dair bi madde var. Bunu bana söyleseydiniz, o yemini etseydim asla bakmazdım Burçin’le Nurçin’e o şekilde…
Astar Mokor-
Vay vay vay. Çırak adam olmuş. Bu kafayla nasıl becerecektin?
Miço-
Eee.. Benimde bazı tekniklerim var. Mesela onları tuvalette hayal ederim. Hemde tam bokunu kurcalarken. Bir anda gözümdeki cazibelerini kaybederler. Hatta hayal ediyorum şu anda…

(İşe yaramadı sanki. Bu kız bokunu kurcalarken bile seksi. Şu bakışlara bakın. Yarım çizmelerindeki masumiyet. Off..)
Astar Mokor-
Evlat, yemin edecek seviyeye geldiğinde, yemine ihtiyacın kalmayacak, senin için sadece bir formalite olacak. Yasak hiçbir şeyi çözmez, aksine körükler. Sana böyle bir yasak getirseydim, o kızların cazibesi daha da artacaktı gözünde, sürekli bir mücadele içinde olacaktın. Bu bilinçaltında yeni tortular, yeni temizlik anlamına geliyor. Bunun yerine sana farkındalık aşısı yaptım. Yazıyı okumaya devam et »

Son Yorumlar